termometrenin eksi 18leri gösterdiği sömestr tatilinin son günlerini yaşadığımız bir perşembe gününden merhaba..sizlerden uzak kaldığım süre içerisinde bir bebeğim olduğunu yazmıştım önceki postta.birde kedimiz oldu ki dillere destan.tılsım koydu rana efnan adını.geçtiğimiz ramazan ayının ilk günü karşılaştık tılsımla.bir köpeğin dişlerinin arasına alıp havalara attığı dehşet anlarına şahit oldum bu güzelliği.önce köpeğin poşetle felan oynadığını düşündüm ama yaklaştıkça tılsımın ürkek miyavlamasını duyunca zarar vermesinden çok korktum.hemen köpeği uzaklaştırıp kediciğe baktım.minicikti.alıp eve getirdik.şimdi kocaman oldu.bebeğim küçük olduğu için kedicik biraz büyüyünce bahçeye indirdik.ama hala bizim kedimiz.ve bahçeli bir evimiz olursa ki çok istiyoruz hemen bizimle yaşamaya başlayacak.
akşam telaşının yaşandığı saatlerde kapıda öyle güçlü ve içten bir ses duydum ki ''beni içeri alır mısınız''diye..dayanamadım.açtım sonuna kadar kapıyı.bu güzel hanımefendi bir prenses edasıyla süzüldü içeri.rana efnan uyuyordu.bu kediciğin sesiyle uyandı ve ''bu kedimi '' diye babasını çağırdı yanına.kedileri çok seviyor.bende aldım elime fotoğraf makinasını çektim bu güzel anları...
sevdiler okşadılar bu prensesi.tam alıştık birbirimize geldiği gibi gitti.eşim dışarısı soğuk diye apartmana alıyor akşamları. bazı akşamlarda ziyarete geliyor işte böyle. sevgiyle ve saygıyla kalın